Engellilik ve Erişilebilir Tasarım - Sorularla Öğrenelim

Ünite 1

Soru: Toplum bilimleri açısından bakıldığında “engellilik” hangi modelle açıklanır?

Cevap: Toplum bilimleri açısından bakıldığında engellilik sosyal modelle açıklanır.


Soru: “Doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik” olarak tanımlanan duruma ne isim verilir?

Cevap: Farklılık, doğal, toplumsal ve bilince dayanan her olay ve olguyu bütün ötekilerden ayıran özellik olarak tanımlanır.


Soru: Engellilerin eğitimi ve toplum yaşamına katılımlarını artırmada en önemli gelişmeler hangi yıllardan itibaren başlar?

Cevap: Engellilerin eğitimi ve toplum yaşamına katılımlarını artırmada en önemli gelişmelerin 1970’li yıllardan itibaren olduğu görülür.


Soru: Dünya Sağlık Örgütü engellilik durumunu hangi sistemi kullanarak açıklamaktadır?

Cevap: Dünya Sağlık Örgütü engellilik durumunu “İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması (International Classification of Functioning, Disability and Health [ICF])” sistemini kullanarak açıklamaktadır.


Soru: Bireyin psikolojik, fizyolojik, anatomik özelliklerinde geçici ya da kalıcı türden bir kayıp, bir yapı ya da işleyiş bozukluğuna verilen isim nedir?

Cevap: Zedelenme bireyin psikolojik, fizyolojik, anatomik özelliklerinde geçici ya da kalıcı türden bir kayıp, bir yapı ya da işleyiş bozukluğudur


Soru: Engelli bireylerin haklarını geliştirmeleri, korumaları ve kullanmalarına yönelik Türkiye’nin imzaladığı uluslararası anlaşmalar nelerdir?

Cevap: Dünyada engellilerin haklarını geliştirmeleri, korumaları ve kullanmalarına yönelik uluslararası sözleşmeler bulunmaktadır. Bunlar içerisinde engelli bireyleri ilgilendiren ve Türkiye’nin de imzaladığı anlaşmalar; İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Çocuk Hakları Bildirgesi, Avrupa Sosyal Şartı ve Engelli Hakları Bildirgesidir.


Soru: Çocuk haklarına ilişkin ilk girişimler hangi yıllarda başlamıştır?

Cevap: Çocuk haklarına ilişkin ilk girişimler 1800’lü yılların başlarında yurtlarda barınan çocukları korumak amacıyla başlamıştır.


Soru: Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi Türkiye Cumhuriyeti tarafından ne zaman imzalanmıştır?

Cevap: Cenevre Çocuk Hakları Bildirgesi 1928 yılında Türkiye Cumhuriyeti tarafından imzalanmıştır.


Soru: Engelli bireylere sunulan hizmetler nelerdir?

Cevap: Engelli bireylere sunulan hizmetler dört başlık altında toplanabilir. Bunlar; a) sağlık hizmetleri, b) eğitim hizmetleri, c) sosyal ve ekonomik destek hizmetleri, d) bakım ve rehabilitasyon hizmetleridir.


Soru: Engelli öğrencilere yönelik uygulanan okullaşma uygulamaları nelerdir?

Cevap: Engelli öğrencilere yönelik birlikte eğitim ve ayrı eğitim olmak üzere iki tür okullaşma uygulaması vardır.


Soru: T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) tarafından hangi sosyal destek hizmetleri verilmektedir?

Cevap: T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) tarafından engelli aylığı, muhtaç aylığı, evde bakım desteği verilmektedir.


Soru: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü organizasyonunda gerçekleştirilen engelli bakım hizmetleri nelerdir?

Cevap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (ASHB) Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü organizasyonunda gerçekleştirilen engelli bakım hizmetleri üç başlık altında toplanır. Bunlar; a) Resmi kurum bakım hizmetleri, b) Özel bakım merkezleri, c) Evde bakıma destek hizmetleridir.


Soru: Engelli bireylerin toplum yaşamına tam katılımlarının sağlanmasında EŞİTLİK ve ADİL kullanım hakkını ön plana alan ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanunun gereklerine uygun olarak geleceğe yönelik hazırlanan belgenin adı nedir?

Cevap: Türkiye Cumhuriyeti Devletinin imzaladığı uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve ilgili yasalar gereğince engelli bireylerin toplum yaşamına tam katılımlarının sağlanmasında EŞİTLİK ve ADİL kullanım hakkı
ön plandadır. Bu amaçla Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 5378 Sayılı Engelliler Hakkında Kanunun gereklerine uygun olarak 2030 Engelsiz Vizyon belgesi hazırlamıştır.


Soru: 2030 Engelsiz Vizyon belgesinde kaç temel ilke belirlenmiştir?

Cevap: 2030 Engelsiz Vizyon belgesinde 7 Temel ilke belirlenmiştir


Soru: Onbirinci Kalkınma Planı’nda “engellilerin işgücüne katılımı ve istihdamın arttırılması” hedefi hangi maddede yer alır?

Cevap: Onbirinci Kalkınma Planında engellilere sunulan sosyal hizmetlerin
çeşitlendirilmesi, eğitime, sosyal hayata ve iş gücü piyasasına katılımına yönelik politikaların sürdürüldüğü belirtilir. Madde 572 ise tamamen
Engellilerin iş gücüne katılımı ve istihdamı artırılmasını hedefler.


Soru: Onbirinci Kalkınma planındaki engellilerin istihdamını geliştirmeye yönelik hedefler doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) hangi projeyi başlatmıştır?

Cevap: Kalkınma planındaki bu hedefler doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Engelli İş Koçluğu projesini başlatmıştır.


Soru: İŞKUR Engelli iş koçluğu hizmetleri nelerdir?

Cevap: İŞKUR engelli iş koçluğu hizmetleri: İş arama becerileri ve mülakat teknikleri eğitimi, Mesleki yönlendirme, Aktif iş gücü programlarına yönlendirme, Açık işler hakkında bilgi verme, Kamu veya özel sektörde işe yerleştirme hizmetleridir.


Soru: Devlet Memurları Kanunu’na göre kurum ve kuruluşlar kadrolarında hangi oranda engelli personel çalıştırmak zorundadır?

Cevap: Devlet Memurları Kanunu’na göre kurum ve kuruluşlar kadrolarında %3 oranında engelli personel çalıştırmak zorundadır. % 3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun (yurtdışı teşkilat hariç) toplam dolu kadro sayısı dikkate alınır


Soru: Engellilerin kamu sektöründe görev alabilmeleri için düzenlenen sınavın adı nedir?

Cevap: Engellilerin kamu sektöründe görev alabilmeleri için Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) düzenlenmektedir.


Soru: Engelli adayların EKPSS sınavına girebilmeleri için hangi engel oranına sahip olması gerekir?

Cevap: Engelli adayların EKPSS sınavına girebilmeleri için %40 ve üzeri engel oranına sahip olması gerekir.


Soru: Yardımcı teknolojileri sınıflandırma kategorileri nelerdir?

Cevap: Genel olarak yardımcı teknolojiler üç kategoride sınıflandırılır. Bunlar; a) düşük düzey teknolojiler, b) orta düzey teknolojiler, c) yüksek düzey teknolojilerdir.


Ünite 2

Soru: Amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamak olan kanunun adı nedir?

Cevap: 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun


Soru: Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi ülkemiz tarafından hangi yılda imzalanmıştır?

Cevap: Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi 2006 yılında BM Genel Kurulunda kabul edilmiş, ülkemizde de imzaya açıldığı 2007 yılında imzalanmıştır.


Soru: Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’nde Erişilebilirliğin sağlanacağı “yapılaşmış çevre” nasıl ifade edilir?

Cevap: Birleşmiş Milletler Engelli Kişilerin Hakları Sözleşmesi’nde Erişilebilirliğin sağlanacağı yapılaşmış çevre “binalar, yollar, ulaşım araçları ve okullar,
evler, sağlık tesisleri ve işyerleri ile diğer kapalı ve açık tesisler” olarak ifade edilir.


Soru: Engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetlere ne isim verilir?

Cevap: Habilitasyon, engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan
fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetlerdir.


Soru: Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği (2013) iç mevzuattaki
temel dokümanlardan biri olarak hangi konuya odaklanmıştır?

Cevap: Erişilebilirlik İzleme ve Denetleme Yönetmeliği (2013) iç mevzuattaki
temel dokümanlardan biri olarak umuma açık hizmet veren yapılar ve açık
alanlar ile toplu taşıma araçlarında erişilebilirliğin izlenmesi ve denetimine odaklanmıştır.


Soru: “World Wide Web Erişilebilirlik Girişimi” ne zaman başlatılmıştır?

Cevap: 1997 yılında “World Wide Web Erişilebilirlik Girişimi” Tim Berners-Lee tarafından başlatılmıştır.


Soru: “Mevcut deneyime dayalı olarak bir sınır deneyimleyen” kişiyi ifade eden engellilik kategorisine verilen isim nedir?

Cevap: Durumsal engelli, mevcut deneyime dayalı olarak bir sınır deneyimleyen kişiyi ifade eder.


Soru: Küresel yaşlanma ve bulaşıcı olmayan hastalıkların artmasıyla 2050 yılına kadar ne kadar insanın yardımcı teknolojiye ihtiyaç duyacağı tahmin edilmektedir?

Cevap: Küresel yaşlanma ve bulaşıcı olmayan hastalıkların artmasıyla 2050 yılına kadar iki milyar insanın yardımcı teknolojiye ihtiyaç duyacağı tahmin edilmektedir.


Soru: Ülkemizde İşaret Dili hangi yılda resmi olarak tanınmaya başlamıştır?

Cevap: Ülkemizde İşaret Dili 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Kanunu ile resmi olarak tanınmaya başlamıştır.


Soru: Dünya İşaret Dili Günü hangi gün kutlanır?

Cevap: Dünya İşaret Dili Günü 23 Eylül’de kutlanır.


Soru: Türk İşaret Dili hangi eğitim öğretim yılından itibaren İşitme Engelliler Öğretmenliği programlarında zorunlu ders olarak müfredata dahil edilmiştir?

Cevap: Türk İşaret Dili 2014-15 eğitim öğretim yılından itibaren İşitme Engelliler Öğretmenliği programlarında zorunlu ders olarak müfredata dahil edilmiştir.


Soru: Evrensel tasarım kavramı hangi üniversite ve merkezde yapılan çalışmalarla geliştirilmiştir?

Cevap: Evrensel tasarım, Kuzey Carolina Eyalet Üniversitesinde bir grup mimar, ürün tasarımcısı, mühendis ve çevre tasarımı konusunda araştırmacıların
ürünlerin ve ortamların tasarımına rehberlik etmesine yönelik çalışmalar yürüttüğü Evrensel Tasarım Merkezi (The Center for Universal Design
[CUD]) tarafından üretilen ve gündeme taşınan bir kavramdır.


Soru: Tasarımda kapsayıcılığa odaklanan evrensel tasarımın kaç ilkesi vardır?

Cevap: Tasarımda kapsayıcılığa odaklanan evrensel tasarımın yedi ilkesi vardır.


Soru: Evrensel Tasarım Merkezi tarafından geliştirilen Evrensel Tasarım Kılavuzu hangi yıllar arasında yapılan araştırmalara dayanır?

Cevap: Evrensel Tasarım Merkezi tarafından 1994-1997 yılları arasında yapılan araştırmalar ve yürütülen projelerin tasarıma yansıyan belki de en önemli çıktılarından biri geliştirilen Evrensel Tasarım Kılavuzu olmuştur.


Soru: “Her kullanıcıya mümkün olduğunca aynı, bu sağlanamıyorsa eşdeğer olarak eşit ve adil bir kullanım olanağının sağlanmasını” öngören Evrensel Tasarım ilkesi’nin adı nedir?

Cevap: Her kullanıcıya mümkün olduğunca aynı, bu sağlanamıyorsa eşdeğer olarak eşit ve adil bir kullanım olanağının sağlanmasını öngören “eşitlikçi kullanım” ilkesidir.


Soru: Evrensel Tasarım’ın “eşitlikçi kullanım” ilkesinin uygulamasında nelere dikkat edilmesi gerekir?

Cevap: Evrensel Tasarım’ın “eşitlikçi kullanım” ilkesinin uygulamasında;
• Tüm kullanıcılar için eşit ve adil kullanım olanağı oluşturulmalı
• Kullanıcılar arasında ayırımcılık yapmaktan ya da kullanıcı gruplarını işaretlemekten kaçınılmalı
• Mahremiyet, güvenlik ve emniyet ile ilgili olanaklar tüm kullanıcılar için eşit olarak sağlanmalı
• Tasarım bütün kullanıcılar açısından aynı çekicilikte sunulmalıdır.


Soru: Evrensel Tasarım’ın “kullanımda esneklik” ilkesinin uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Cevap: Evrensel Tasarım’ın “kullanımda esneklik” ilkesinin uygulamasında;
• Kullanım yöntemlerinde seçenekler sunulmalı ya da tercih olanakları sağlanmalı
• Sağ ve sol el kullanımı dikkate alınmalı ve bir arada kullanılabilmeli
• Doğru ve hassas kullanımı mümkün kılan önlemler alınmalı
• Kullanım hızına uyumluluk sağlanmalıdır.


Soru: “Kullanıcının deneyimine, bilgisine, diline, yetenek düzeyine veya dikkat seviyesine bakılmaksızın tasarımın kullanım biçiminin kolay kavranmasını” temel alan Evrensel Tasarım ilkesinin adı nedir?

Cevap: Evrensel Tasarım’ın “basit ve sezgisel kullanım” ilkesi, kullanıcının deneyimine, bilgisine, diline, yetenek düzeyine veya dikkat seviyesine bakılmaksızın tasarımın kullanım biçiminin kolay kavranmasını temel almaktadır.


Soru: Evrensel Tasarım’ın “algılanabilir bilgi” ilkesinin uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Cevap: Evrensel Tasarım’ın “algılanabilir bilgi” ilkesinin uygulamasında;
• Bilginin sunulmasında farklı anlatım teknikler (ör., görsel, sözel, dokunsal vb.) kullanılmalı
• Bilginin okunabilirliği ve anlaşılabilirliği sağlanmalı
• Elemanlar tarif edilir yollarla farklılaştırılmalı (ör. anlatma ya da yön verme kolaylaştırılmalı)
• Duyusal kısıtlamaları olan kişilerin kullandıkları tekniklere, yöntemlere ya da araçlara uyumluluk
sağlanmalıdır.


Soru: Evrensel Tasarım’ın “düşük fiziksel çaba” ilkesinin uygulamasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?

Cevap: Evrensel Tasarım’ın “düşük fiziksel çaba” ilkesinin uygulamasında;
• Kullanıcının doğal vücut pozisyonunun korunması sağlanmalı
• Makul işletim güçleri kullanılmalı
• Tekrar eden hareketler ve uzun süreli fiziksel çaba en aza indirilmeli


Ünite 3

Soru: Görsel iletişim nedir?

Cevap: Görsel iletişim, bilgi veya fikirleri iletmek için görsel unsurları kullanma uygulamasıdır. Mesajınızı net ve etkin bir şekilde, yalnızca kelimelerle iletmek zor olabilir. Görsel iletişim tasarımı mesajın görsel ögelerle çok daha hızlı ve etkili iletilmesini
sağlar.


Soru: İletişim türleri nelerdir?

Cevap: • Sözlü İletişim
• Sözsüz İletişim
• Yazılı İletişim


Soru: İletişim sürecinin aşamaları nelerdir?

Cevap: İletişim süreci gönderici, mesaj, iletişim aracı, alıcı ve geri bildirim unsurlarından
oluşan bir sırayla gerçekleşir.


Soru: Geri bildirim süreci nedir?

Cevap: Geri bildirim: Alıcının algıladığı ve yorumladığı iletilere, sözlü ve/veya sözsüz tepki verme sürecidir. Gönderici ve hedef arasındaki geriye bilgi akışı olarak tanımlanabilecek geri bildirim, mesajın alıcı tarafından anlaşılıp anlaşılmadığı, ne şekilde anlaşıldığı ve yorumlandığının kaynak tarafından bilinmesine olanak sağlar.


Soru: Günümüzde tasarımın tanımı nasıl yapılmaktadır?

Cevap: Günümüzde tasarım, “zihinde canlandırılan biçim, duyuların ya da belleğin sunduğu görüntü” olarak tanımlanmaktadır.


Soru: Görsel iletişim tasarım sürecinin aşamaları nelerdir?

Cevap: Özetin geliştirilmesi (problemin tanımı)
Araştırma (bilgi toplama)
Fikir üretimi (yaratılıcılık ve buluş süreci)
Kavramların geliştirilmesi (çözüm oluşturma)
Tasarım uygulamasının ortaya konması (uygulama)


Soru: Tasarım odaklı düşüncenin aşamaları nelerdir?

Cevap: Tasarım odaklı düşüncenin beş aşaması izleyen şekilde sıralanabilir:
• Empati yapın: Kullanıcılarınızın ihtiyaçlarını araştırın.
• Tanımlayın: Kullanıcılarınızın ihtiyaçlarını ve sorunlarını belirtin.
• Fikir üretin: Varsayımlara meydan okuyun ve fikirler yaratın.
• Prototip oluşturun: Çözüm üretmeye başlayın.
• Test edin: Çözümlerinizi deneyin.


Soru: Prototip aşamasının sonucunda tasarım ekibi hangi bilgileri edinir?

Cevap: Prototip aşamasının sonunda, tasarım ekibi ürünün sınırlamaları ve karşılaştığı sorunlar hakkında daha iyi bir fikre sahip olacaktır. Ayrıca gerçek kullanıcıların son ürünle etkileşime girdiklerinde nasıl davranacaklarını, düşüneceklerini ve hissedeceklerini daha net bir şekilde görebileceklerdir.


Soru: Font nedir?

Cevap: Font aynı dizide, ölçüde ve hizada, sayıları ve noktalama işaretlerini de içeren bütündür.


Soru: Engelliler için görsel iletişim tasarımında tipografi kullanımıyla ilgili dikkat edilebilecek noktalar nelerdir?

Cevap: • Hedef kitlenin iyi araştırılması gerekir (ör. gelişimsel yetersizliğe sahip bireylerin sosyal, işitme engellilerin dil gelişimine bağlı kavramsal yetersizliğinin bilinmesi gibi).
• Kolay okunabilir ve okutur font seçimi önemlidir (ör. disleksi veya dikkat eksikliği olan bireylerin dikkat sürelerinin kısa olması nedeniyle yaşayabilecekleri sorunlar göz önünde bulundurulmalı ve uzun metinlerde süslü yazı karakteri kullanımından kaçınılmalıdır.
• Küçük yazı tipi ve harf gövdesindeki ince ayrıntılar (serifli) algılanmayı azaltır (ör., net görünmesini engeller, engel türlerine göre işletişimi engelleyebilir.
• Engel gruplarının özelliklerine göre büyük (majiskül) ve küçük (miniskül) harf kullanımına dikkat edilmelidir. Uzun metinlerde büyük harf kullanımı okumayı zorlaştırır. Dikkatli olunmalıdır. Küçük harf kullanımı ise aynı uzunluktaki metinin okunurluğunu sağlayacaktır.
• Metinleri okumayı zorlaştıran arka plan imaj ve renk kullanımından kaçınılmalıdır.
• Bir tasarımda çok farklı yazı tipi kullanılması okunurluğu azaltır.
• Font rengi seçilirken özel efektli renkler konusunda dikkatli olmak önemlidir (ör. Sara gibi hastalıkları olan grupların düşünülmesi ve metalik/yansıtıcı, ışıldayan, floresan veya parlak, sarılar, portakal, pembeler vb. renklerden kaçınılması)
• Başlıklar ve metinlerin boyutları hiyerarşiye göre ayarlanmalıdır.
• Yazı ve imaj kullanımının bir bütün olduğu unutulmamalıdır.


Soru: Renk nedir?

Cevap: Çok genel anlamıyla renk cisimlerden yansıyan ışığın gözde oluşturduğu duyum olarak tanımlanır. Renkler, ışık dalgalarından oluşan, elektromanyetik enerjinin belirli çeşididirler. İnsan gözü sadece 380-780 milimikron ışık dalga boyları arasındaki dalga boylarına sahip renkleri görebilir (1 milimikron= 1 nanometre= 10 -9 metre)


Soru: Ana renkler ve ara renkler nelerdir?

Cevap: Ana renkler: Doğada saf olarak bulunan kırmızı, mavi ve sarı renkleridir.
Ara renkler: Kırmızı + Sarı = Turuncu, Sarı + Mavi = Yeşil, Mavi + Kırmızı = Mor


Soru: Kırmızı, mavi, sarı renkleri insanlarda hangi duyguları çağrıştırır?

Cevap: Kırmızı, hız cesaret heyecan tutku duygularını çağrıştırır.
Mavi, deniz ve gökyüzünün rengidir. Koyu mavi güç ve kararlılık yansıtır. Güven uyandırır. Özellikle açık mavi sonsuzluk ve huzur duygusu uyandırabilir.
Sarı, güneşin rengidir. Aynı zamanda neşe canlılık iyi hissetmeyi çağrıştırır. İyimserlik içtenlik ve sıcaklık duygusu yaratır.


Soru: Engelliler için görsel iletişim tasarımında renk kullanımıyla ilgili dikkat edilebilecek etmenler nelerdir?

Cevap: • Engel gruplarına göre renk algıda seçicilik yaratabilir (ör. görme yetersizliğine ya da renk körlüğüne sahip bireyler için renk seçilmesi ve belki de yazıyla desteklenmesi gibi).
• Engelli bireyler için algılamayı destekleyici teknolojilerin kullanılması konusunda çok yönlü, yaratıcı ve problem çözücü olunmalıdır (ör. engelliler için web sayfası tasarlarken ya da işitme engelliler için renk kullanımıyla izleyicinin sıkılmadan erişebilirliğin sağlaması gibi).
• Bir tasarımda veri görselleştirmesi yaparken algılamayı güçleştirecek parlak ve çok renkten kaçınılmalıdır Veri görselleştirmesi birçok engel grubundaki bireyler için karmaşık gibi görünen bilgilerin açık ve ulaşılabilir olmasını sağlar.


Soru: TDK’ya göre imge nedir?

Cevap: TDK’ya göre İmge: 1. isim Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. 2. isim Genel görünüş, izlenim, imaj. 3. isim, ruh bilimi
Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. 4. isim, ruh bilimi Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu
olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj olarak tanımlanır.


Soru: Göstergebilim nedir?

Cevap: Göstergebilim, anlam içeren herhangi bir insan ürününü (birbirleriyle anlaşmak için kullandıkları doğal diller, davranışlar, görüntüler, trafik işaretleri,
bir müzik eseri, bir resim, bir tiyatro gösterisi, bir film, reklam afişleri, moda, işaret dili alfabesi, edebi eserler vb. gibi) nasıl okuduğumuzu açıklayan interdisipliner bir sistem olduğu için tasarımda en yaygın olarak kullanılan kuramsal perspektiflerden biridir.


Soru: Charles Sanders Peirce (1839-1914) geliştirdiği gösterge kuramı hangisidir?

Cevap: Charles Sanders Peirce (1839-1914) üç tür göstergenin kuramını geliştirmiş, aynı zamanda göstergebilimde kullanmıştır:
İkon: Doğrudan temsil ettiği şeye benzeyen bir grafik görsel. Örneğin bir zürafa illüstrasyonu, doğrudan o hayvana benzediğinden bir zürafa ikonudur.
İndeks (Belirti) sadece içeriği değerlendirildiği zaman anlam kazanan bir göstergedir. Örneğin sadece yol kenarına yerleştirilmesi nedeniyle anlam
kazanan, üzerinde bir sembol olan yol tabelası gibi.
Sembol (Simge): Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaretlerdir. Bir sembolün gösterdiği nesne veya kavramla rastlantısal bir ilişkisi vardır. Örneğin kalp fiziksel bir organ olmanın dışında aynı zamanda insanoğlunun duygusal, ahlaki ve ruhsal yönünü gösteren sembollerden biridir. Kalbin insan zihninin bulunduğu yer olduğuna inanıldığından şiirlerde ruhu ve sevgiyi temsil eden bir metafor olarak kullanılmıştır. Bir başka örnek ise cinsiyet simgeleri, Antik Roma’dan günümüze kadar gelen ve cinsiyetleri sembolize eden astrolojik simgelerdir. Ucunda ok bulunan Mars simgesi erkeği, ucunda artı bulunan Venüs simgesi de kadını temsil eder.


Soru: Roland Barthes (1915-1980) göstergebilimde hangi terimleri tanımlamıştır?

Cevap: Roland Barthes (1915-1980) göstergebilimde daha yeni, etkili bir figür olmuştur. Şu terimleri tanımlamıştır:
Uylaşım: Belli bir grup veya kültür için bir göstergenin belli bir şeyi, nesneyi veya kavramı temsil etmesi üzerine bir anlaşmadır. Bu, park yeri, dolar işareti, kahve fincanı kahve gibi dünya çapında anlaşılan bir gösterge veya bir futbol takımının sembolu olarak kara kartal yada kanarya gibi daha özel olabilir.
Düz anlam: Bir göstergenin her bağlamdan koparılmış yüzeysel veya düz anlamsal anlamı. Buna verilebilecek örneklerden biri “Dikkat!” yazan bir tabela olabilir. Bu tabelanın dikkat edilmesi gereken şeyden daha fazla bir anlamı yoktur ancak kullanıcı, dikkat edilmesi gereken şeyin tam olarak ne olduğunu, tabelanın görüldüğü yerin bağlamını değerlendirerek belirleyecektir.
Yan anlam: Düz anlamından çok daha öteye giden bir şeyle ilişkilendirilen düşünce veya anlam. Buna örnek, nostalji duygusu yaratmak için sepya tonu verilmiş bir fotoğraf olabilir. Bu işlem içeriğe az katkıda bulunacaktır ancak toplum genel olarak sepyanın geçmişi işaret ettiğini anlar ve ona göre tepki verir. Fotoğrafa eklenen arttırılmış anlam nedensiz olabilir ancak bu değerler çoğu insan tarafından öğrenilmiş ve kabul edilmiştir.


Soru: İllüstrasyon nedir?

Cevap: İllüstrasyon, bir metin ya da konunun içinde yer alan görsellerdir. Latincede “lustrare” kökünden gelen kelimenin anlamı “anlaşılır yapmak” tır.
İllüstrasyon grafik tasarımında kullanılma amacı bir düşünceyi bir mesajı vurgusunu arttırmak ya da konuyu daha etkili açıklamaktır.


Soru: Engelliler için görsel iletişim tasarımında imge kullanımıyla ilgili hangi noktalara dikkat edilebilir?

Cevap: Engelliler için görsel iletişim tasarımında imge kullanımıyla ilgili izleyen noktalara dikkat edilebilir:
• Hedef kitlenin iyi araştırılması (ör., gelişimsel yetersizliğe sahip bireylerin sosyal, işitme engellilerin dil gelişimine bağlı kavramsal yetersizliğinin bilinmesi gibi)
• Basit ve net anlaşılabilir mesaj kullanımı (ör., soyut kavramlardan kaçılması, gelişimsel yetersizliğe sahip bireylerin anlamlandırmada yaşayabilecekleri sorunlar nedeniyle gerekmedikçe kullanılmaması, gerekli ise somut imajlar ile desteklenmesi gibi)
• Engel gruplarına göre imajın düzenlenmesi (ör. görme yetersizliğine ya da renk körlüğüne sahip bireyler düşünüldüğünde verilmek istenen mesaj doğrultusunda büyük imaj kullanılırken doğru renk seçilmesi ve belki de yazıyla desteklenlenmesi gibi)
• Bir tasarımda imaj seçiminde yapılan hatalar da gönderilen iletiyle algılanan ileti arasında farklılaşmaya neden olabilir (ör. burada yine hedef kitle doğrultusunda tanımlanan engel gruplarına göre sosyal, kültürel farklılar göz önünde bulundurulmalı ve imaj seçimi ona göre yapılmalıdır).
• Engelli bireyler için algılamayı destekleyici teknolojilerin kullanılması konusunda çok yönlü, yaratıcı ve problem çözücü olmak (ör. görme yetersizliği olan bireyler için web sayfası tasarlarken sesli betimleme ya da işitme
engelliler için alt yazı seçeneklerin tasarıma eklenmesi gibi).


Ünite 4

Soru: Dijital ortam nedir?

Cevap: Dijital Ortam: Çeşitli nitelikteki bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran, eğlendirme, bilgilendirme ve eğitim gibi temel amaçlara sahip görsel, işitsel ve görsel-işitsel araçların tümüdür.


Soru: Genel olarak dijital ortamlar kaç kategoride sınıflandırılır?

Cevap: Genel olarak dijital ortamları dört kategoride sınıflandırmak mümkündür:
• Sosyal paylaşım ortamları
• Sohbet uygulamaları
• Mobil uygulamalar
• Sanal gerçeklik uygulamaları


Soru: Dijital ortamların özellikleri nelerdir?

Cevap: Detaylı sınıflandırmalardan birine göre dijital ortamların özellikleri şunlardır:
• Yakınsaklık
• Bağlantısallık
• Çeşitlilik
• Yaygınlık
• Algoritmik Akış
• Asimetriklik
• Akışkanlık


Soru: Dijital ortamların yaygınlık özelliği neyi ifade eder?

Cevap: Dijital ortamların yaygınlık özelliğine sahip olması, dijital teknolojilerin kullanıcıların sürekli bağlantıda olmasını sağlaması ve hayatın her alanında nüfuz etmesidir. Ayrıca dijital ortamların içerik üretme potansiyeli de yaygınlık özelliği içerisindedir. Örneğin Twitter üzerinden bilgiye ulaşmak ve bu bilgiyi paylaşmakla birlikte Instagram’da canlı yayın yapmak, dijital ortamın yaygınlık özelliğidir.


Soru: Dijital ortamlar engelli bireyler için nasıl ortamlar sunar?

Cevap: Dijital ortamlar engelli bireylerin iş, eğitim, seyahat, eğlence, sağlık ve bağımsız yaşam gibi günlük yaşamlarını iyileştirmek; sosyal kapsayıcılığı teşvik etmek; eşit fırsatları ve katılımı geliştirmek ve desteklemek; insanların yaşam kalitesini artırmak için kullanılabilen ortamlardır.


Soru: “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme”nin 24. maddesi hangi konu ile ilgilidir?

Cevap: “Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme”nin
Eğitim ile ilgili 24. maddesinde:
“…
(a) Braille ve diğer biçimlerdeki yazıların okunmasının öğrenilmesi, beden dilinin ve alternatif
iletişim araçları ve biçimleri ile yeni çevreye alışma ve bu çevrede hareket etme becerilerinin öğrenilmesi, akran desteği ve rehberlik hizmetlerinin
kolaylaştırılması;
(b) İşaret dilinin öğrenilmesine, işitme ve konuşma engellilerin dilsel kimliğinin gelişimine yardımcı olunması;
(c) Görme, işitme veya hem görme hem işitme-konuşma engellilerin özellikle çocukların eğitiminin
en uygun dille, iletişim araç ve biçimleriyle, onların akademik ve sosyal gelişimini artırıcı ortamlarda sunulmasının sağlanması.


Soru: Dijital katılım neyi ifade eder?

Cevap: Dijital katılım terimi, İnternet gibi modern bilgi ve iletişim teknolojisinin kullanımı yoluyla dijital topluma aktif katılımı ifade eder. Bu katılım sadece İnternete değil, aynı zamanda çeşitli çevrimiçi hizmetlere ve içeriklere erişimi de içerir.


Soru: Engelli biraylerin akıllı telefona erişim ve kullanım oranları nedir?

Cevap: Örneğin Haage ve Bosse (2017) engelli bireyler arasında, ZY olan bireylerin akıllı telefon kullanım oranlarının en düşük olduğunu bulmuşlardır. Akıllı telefona erişim ve kullanımın diğer engel gruplarına göre kullanım oranları ise işitme engelli kişilerin %55’i, görme engelli kişilerin %46’sı, fiziksel engelli kişilerin %45’i, öğrenme güçlüğü ve ZY olan bireylerin %34’üdür. Gomez ve diğerleri (2017) Down Sendromlu bireylerin akıllı telefon kullanımını
incelemişler ve bu bireylerin akıllı telefon cihazlarına büyük bir ilgi ve kullanım oranı bulmuşlardır.


Soru: Lussier-Desrochers ve diğerlerine göre (2017) ZY olan bireyler için dijital katılımın önündeki beş engel nedir?

Cevap: Lussier-Desrochers ve diğerleri (2017) ZY olan bireyler için dijital katılımın önündeki beş engeli izleyen şekilde sıralamışlardır: (a) Dijital cihazlara erişim, (b) cihazları kullanmak için duyu-motor becerileri, (c) bilişsel yetenekler, (d) teknik gereklilikler ve (e) iletişim


Soru: Dijital dünyanın gereksinimlerini temsil eden beş çevresel boyut nedir?

Cevap: Dijital dünyanın gereksinimlerini temsil eden beş çevresel boyut ile dinamik
etkileşim hareketi oluşturan bireysel ve çevresel kaynakları temsil eden bir modeldir. Bu boyutlar;
(a) duyusalmotor, (b) bilişsel, (c) teknik, (d) teknolojik cihazlara ve (e) kodlara ve kurallara erişimdir.


Soru: Aleksandrova ve diğerlerine göre eğitim alanında engelli öğrencileri desteklemek için dijital teknolojileri kullanma alanları nelerdir?

Cevap: Aleksandrova ve diğerleri (2021) eğitim alanında engelli öğrencileri desteklemek için dijital teknolojileri kullanma alanlarını;
• öğrencinin kişisel gelişiminin başlangıç seviyesini belirlemek
• yeni becerilerin oluşumu yoluyla kişisel gelişimi desteklemek veya halihazırda edinilmiş olanları geliştirmek
• eğitim kaynaklarına erişimi iyileştirmek
• iletişim ve ağ desteği yoluyla coğrafi veya sosyal uzaklığın üstesinden gelmek
• engelli öğrencilerin öğrenimini destekleme aracı olarak dijital teknolojilerin yararlarının kullanımını teşvik etmek ve farkındalığı artırmak şeklinde özetlemektedirler.


Soru: Dijital ortamların eğitimde görev alan öğretmenler için yararları nelerdir?

Cevap: Eğitimde görev alan öğretmenler için yararları ise izleyen şekilde
sıralanabilir (Aleksandrova vd., 2021):
• Meslektaşlarıyla uzaktan iletişim kurma
• Kaynaştırma ortamlarındaki gruplara öğretmenlik yapmanın en verimli deneyimini keşfetme ve kendi eğitim tekniklerini paylaşma fırsatı
• Öğrencilerle etkin çalışmayı sağlamak için dijital teknolojileri kullanma konusunda kendi becerilerini geliştirme fırsatı
• Didaktik materyaller ve resimler hazırlamak için daha fazla fırsat sağlama
• Multimedya kullanarak çeşitli duyusal alanlar üzerinde etkili uygulama ve uyarlamalar yapabilme
• Elektronik materyallerin öğrenci gereksinimlerine göre örneğin büyük yazı tipi, Braille alfabesi gibi uyarlanmasının daha kolay olması.


Soru: Engelli bireylerin dijital teknolojilere erişilebilirlikle ilgili karşılaştığı engeller nelerdir?

Cevap: Engelli bireylerin dijital teknolojilere erişilebilirlikle ilgili karşılaştığı engeller izleyen şekilde sıralanabilir:
• Engelli bireylerin dijital teknolojiler kullanımı hakkında veri, veritabanı ve araştırmaların yetersizliği
• Dijital teknolojilere erişilebilirlik hakkında yasalar, standartlar, politikalar ve iyi uygulama örnekleri hakkındaki bilginin yetersizliği
• Engellilere yönelik dijital teknolojileri kullanım standartlarının yetersizliği ve/veya bulunmayışı
• Sürekli gelişim halinde olan teknolojilerin, dijital teknolojilere erişilebilirlik ile kullanılabilirliğini azaltması ve maliyetleri artırması
• Bazı durumlarda engelli bireylere yetersiz veya eksik destek verilmesi
• Aile üyelerinin ya da bakıcılarının İnternet kullanımındaki ve eğitimindeki yetersizlikleri
• Öğretmenlerin öğretim yapma ya da verilen teknoloji eğitimler için isteksiz olmaları
• Sınıfta engelli öğrenci azlığı ya da çok farklı engelli öğrenci olması nedeniyle
öğretmenin teknolojiyi kullanmaması
• Öğretmenlerin zamanlarının kısıtlılığı ve/veya eğitimler için fazladan zaman
ayırmak istememeler


Soru: Dijital ortamda tasarım unsurlarını etkileyen durumlar nelerdir?

Cevap: Tasarım unsurlarını etkileyen durumlar şunlardır:
Dijital ortamın dağıtım ortamı özelliği, dijital ortamın sunum şekilleri sunma özelliği ve dijital ortamların duyuşsal algı biçimleri üzerindeki etkisi.


Soru: . Evrensel tasarım ilkeleri nelerdir?

Cevap: Evrensel tasarım ilkeleri izleyen şekilde sıralanmaktadır (Iwarsson ve Ståhl,
2003):
1. Adil, eşitlikçi kullanım
2. Kullanımda esneklik
3. Basit ve sezgisel kullanım
4. Algılanabilir bilgi
5. Hatalara tolerans
6. Düşük fiziksel çaba
7. Yaklaşmaya ve kullanıma uygun ölçüler ve mekân


Soru: Dijital ortamların tasarımında kullanımda esneklik ilkesi yönergeleri nelerdir?

Cevap: Dijital ortamların tasarımında kullanımda esneklik ilkesi yönergeleri izleyen şekilde sıralanabilir
(Zheng, 2021):
• Kullanım yöntemlerinde seçim sağlanması
• Sağ veya sol elle erişilmesi ve kullanılması
• Kullanıcının doğruluğunu ve hassasiyetini
kolaylaştırması
• Kullanıcının hızına uyarlanması


Soru: Dijital ortamların tasarımında basit ve sezgisel kullanım ilkesi yönergeleri nelerdir?

Cevap: • Gereksiz karmaşıklığın ortadan kaldırılması
• Kullanıcı beklentileri ve sezgileriyle tutarlı
olması
• Çok çeşitli okuryazarlık ve dil becerilerini
barındırması
• Bilgilerin önemi ile tutarlı olacak şekilde
düzenlenmesi
• Görevin tamamlanması sırasında ve sonrasında etkili yönlendirme ve geri bildirim sağlanması


Soru: Dijital ortamların tasarımında algılanabilir bilgi ilkesi yönergeleri nelerdir?

Cevap: Dijital ortamların tasarımında algılanabilir bilgi ilkesi yönergeleri izleyen şekilde sıralanabilir (Zheng, 2021):
• Temel bilgilerin fazladan sunumu için farklı modların (ör., görsel, sözel, dokunsal) kullanılması
• Temel bilgiler ve çevresi arasında yeterli kontrastın sağlanması
• Temel bilgilerin “okunabilirliğini” en üst düzeye çıkarılması
• Tasarımdaki talimat veya yönlendirme amacıyla kullanılabilen unsurların ayırt edilmesinin sağlanması
• Duyusal sınırlamaları olan kişilerin kullandığı çeşitli teknikler veya cihazlarla uyumluluğun sağlanması


Soru: Dijital ortamların tasarımında hatalara tolerans ilkesi yönergeleri nelerdir?

Cevap: Dijital ortamların tasarımında hatalara tolerans ilkesi yönergeleri izleyen şekilde sıralanabilir (Zheng, 2021):
• Ögeleri, tehlike ve hataları en aza indirecek şekilde düzenlenmesi: En çok kullanılan ögeler, en erişilebilir, tehlikeli ögeler ortadan kaldırılmış, izole edilmiş veya korumalı tasarlanabilir.
• Tehlikeler ve hatalar hakkında uyarılar sağlanması
• Hataya dayanıklı özellikler sağlanması
• Dikkat gerektiren görevlerde bilinçsiz hareketlerden caydırılması.


Soru: Dijital çağda engelli çocukların haklarına yönelik küresel gündem konuları
nelerdir?

Cevap: Dijital çağda engelli çocukların haklarına yönelik küresel gündem konuları
belirlenebilir. Bu konular aşağıdaki gibi sıralanabilir:
• Engelli çocukların dijital medya kullanımları ve uygulamalarına ilişkin temel verilere daha fazla ihtiyaç duyulması, çocuklar arasında dijital medya kullanımına ilişkin araştırmalara ve veri toplamaya dahil edilmesi
• Dijital medyanın hayatı daha kolay ve zevkli hâle getirebileceğinin yanı sıra engelli çocuklar için erişilemeyen yeni alanlar ortaya çıkarabileceğinin kabul edilmesi
• Dijital alanda haklara odaklanmanın engelli çocuğu pekiştirmesine ilişkin potansiyel riskler ve engelli çocukların seslerinin duyulabileceği alanlar ve fırsatlar yaratmanın önemli olması
• Koruma hakları ile engelli çocukların uygun düzeyde eylemlilik, özerklik ve kontrol kullanma hakları arasında denge kurulması ihtiyacının olması
• Erişilebilirlik ve katılım için birden çok iletişim yöntemine izin verecek şekilde araştırma yöntemlerini (çevrim içi anketler ve yüz yüze görüşmeler gibi) çerçevelemek ve tasarlamak
• İstişare, yönetişim ve politika ve tasarıma katılımın engelli çocuklar için “dost” olduğunu ve hem çocuklara yönelik medya politikasından hem de engellilik alanından en iyi uygulamaların benimsenmesi
• Engelli çocukların dijital ve sosyal haklarını ele alan kamu programlarının genişletilmesi (ör. dijital vatandaşlık ve bilgi okuryazarlığı girişimleri dahil), bunların sistematik olarak değerlendirilmesinin ve etkinliğinin tartışılmasının teşvik edilmesi.


Ünite 5

Soru: Bireysel farklılık nedir?

Cevap: Bireysel farklılık, kişinin bir ya da birden fazla özelliğiyle toplumdaki diğer bireylerden farklılaşmasıdır.


Soru: Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Sağlık Bakanlığına bağlı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Centers for Disaese and Control and Prevention [CDC]) gelişimsel yetersizliği nasıl tanımlamaktadır?

Cevap: Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Sağlık Bakanlığına bağlı Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Centers for Disaese and Control and Prevention [CDC]) gelişimsel yetersizliği; fiziksel, öğrenme, dil veya davranış alanlarındaki farklılıklardan kaynaklanan, gelişim döneminde ortaya çıkan, bireyin günlük işlevlerini etkileyen ve yaşam boyu sürmesi beklenen durum olarak tanımlamaktadır.


Soru: Gelişimsel yetersizlik şemsiyesinin altında ne yer almaktadır?

Cevap: Gelişimsel yetersizlik şemsiyesinin altında OSB, zihin yetersizliği, dil ve konuşma bozuklukları, bedensel yetersizlik, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yer almaktadır.


Soru: Gelişimsel yetersizlik şemsiyesinin altında en sık karşılaşılan yetersizlik grupları hangileridir?

Cevap: OSB ve zihin yetersizliği gelişimsel yetersizlik şemsiyesinin altında en sık karşılaşılan yetersizlik gruplarıdır.


Soru: APA’nın yayımladığı DSM-5’de OSB nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: APA’nın yayımladığı DSM-5’de OSB, gelişimin erken dönemlerinde ortaya çıkan ve etkileri yaşam boyu devam eden, her bireyde farklı derecede gözlenebilen “sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde tutarlı biçimde görülen yetersizlikler” ile “sınırlı, yineleyici davranış örüntüleri, ilgi ya da etkinliklerin” temel özellikler kabul edildiği ve sözü edilen özellikler nedeniyle bireyin ve çevresindekilerin yaşamının olumsuz yönde etkilendiği karmaşık bir nöro-gelişimsel bozukluk olarak tanımlanmaktadır.


Soru: CDC’nin yayımladığı son rapora göre her kaç çocuktan 1’inde OSB görüldüğü belirtilmektedir?

Cevap: CDC’nin yayımladığı son rapora göre her 36 çocuktan 1’inde OSB görüldüğü belirtilmektedir.


Soru: AAIDD’nin yaptığı son güncel tanıma göre zihin yetersizliği nasıl tanımlanmıştır?

Cevap: AAIDD’nin yaptığı son güncel tanıma göre zihin yetersizliği, “çoğu günlük, sosyal ve pratik becerileri kapsayan hem zihinsel işlevlerde hem de uyumsal davranışlarda belirgin sınırlılıklarla karakterize edilen ve 18 yaşından önce ortaya çıkan yetersizlik” biçiminde tanımlanmıştır.


Soru: Dünya otizm farkındaklık günü ne zamandır?

Cevap: Dünya otizm farkındaklık günü 2 Nisan’dır.


Soru: Uyumsal davranışlar nelerdir?

Cevap: Uyumsal davranışlar, bireyin yaşamını bağımsız şekilde sürdürebilmesi için kendi yaş grubunun ve içinde yaşadığı sosyal çevrenin gerektirdiği uygun davranışları sergilemesi için gerekli becerilerdir.


Soru: Zihin yetersizliği olan bireyler hangi özellikleri açısından tipik gelişen akranlarına göre birtakım farklılıklar gösterirler?

Cevap: Zihin yetersizliği olan bireyler, öğrenme özellikleri, uyumsal davranışlar, sosyal ve duyusal özellikler,
davranış özellikleri, fiziksel ve sağlık özellikleri açısından tipik gelişen akranlarına göre birtakım farklılıklar gösterirler.


Soru: Kaç yaş aş aralığındaki bireylere gelişimsel yetersizlik (OSB ya da zihin yetersizliği) tanısı konduğunda “Çocuk Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER” çıkartılması gerekir?

Cevap: 0-18 yaş aralığındaki bireylere gelişimsel yetersizlik (OSB ya da zihin yetersizliği) tanısı konduğunda
“Çocuk Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER)” çıkartılması gerekir.


Soru: Özel gereksinimli bireylerin “Engelli Kimlik Kartı” alabilmeleri için sağlık kurulu raporuyla yüzde kaç ve engelli olduklarını belgelemeleri gerekir?

Cevap: Özel gereksinimli bireylerin “Engelli Kimlik Kartı” alabilmeleri için sağlık kurulu raporuyla %40 ve
engelli olduklarını belgelemeleri gerekir.


Soru: Türkiye’de özel gereksinimli bireylere yönelik eğitim hizmetleri hangi yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir?

Cevap: Türkiye’de özel gereksinimli bireylere yönelik eğitim hizmetleri Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği
(ÖEHY) çerçevesinde yürütülmektedir.


Soru: Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı (BEP) nedir?

Cevap: BEP özel eğitim hizmetlerine uygunluğuna karar verilen öğrenciler için sağlanacak özel eğitim hizmetlerinin “nerede, ne zaman, ne kadar süreyle, kimler” tarafından ve “hangi amaçları” gerçekleştirmek üzere uygulanacağını gösteren ve yazılı olarak hazırlanan bir belgedir.


Soru: Erişilebilirlik nedir?

Cevap: Erişilebilirlik, toplumdaki tüm bireylerin bağımsız yaşayabilmeleri ve yaşamın tüm alanlarına
tam ve etkin katılım sağlayabilmeleri için fiziki çevreden, ulaşımdan, bilgi ve iletişim teknolojilerinden ve sistemlerinden, sunulan ürünlerden ve hizmetlerden eşit koşullarda yararlanması, bu bileşenlerin “herkes” için ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasıdır.


Soru: Evrensel tasarıma dayalı öğrenmede hazırlanan eğitim programlarının özellikleri nelerdir?

Cevap: Evrensel tasarıma dayalı öğrenmede hazırlanan eğitim programlarının özellikleri; (a) öğrenci merkezli olma, (b) öğrenmeye ilişkin engelleri ortadan kaldırma ve tüm öğrencilerin öğrenmeye erişimlerini sağlama, (c) esnek ve öğrencinin gereksinimlerine yanıt verici olma ve (d) bireysel farklılıklara göre alternatifler sunma olarak sıralanmaktadır.


Soru: Yardımcı teknolojiler işlevlerine göre nasıl sınıflandırılmaktadır?

Cevap: Yardımcı teknolojiler işlevlerine göre (a) pozisyonlamayla ilgili teknolojiler, (b) yer değiştirmeyle ilgili teknolojiler, (c) alternatif ve destekleyici iletişim (ADİ) teknolojileri, (d) bilgisayar erişimiyle ilgili teknolojiler, (e) uyarlanmış oyun ve oyuncaklar, (f ) günlük yaşama yardımcı teknolojiler ve (g) öğretimsel destekle ilgili teknolojiler olmak üzere yedi grupta sınıflandırılmaktadır.


Soru: Yardımcı teknolojiler çalışma biçimleri, kullandıkları sistemler ve yapılarına göre kaç grupta incelenmektedir?

Cevap: Yardımcı teknolojiler çalışma biçimleri, kullandıkları sistemler ve yapılarına göre (a) düşük düzey yardımcı teknolojiler, (b) orta düzey yardımcı tek­nolojiler ve (c) yüksek düzey yardımcı teknolojiler olarak üç grupta incelenmektedir.


Soru: Bilgisayar destekli öğretim nedir?

Cevap: Bilgisayar destekli öğretim, öğrencilere hedefle­nen davranışların kazandırılmasına yönelik gelişti­rilen yazılımların, öğrenci tarafından kontrol edilen bilgisayarlarla sunulmasıdır.


Soru: Türkiye’de özel gereksinimli bireylerin kullanımı için hazırlanan ve deneysel olarak etkisi sınanan ilk uygulama nedir?

Cevap: Türkiye’de özel gereksinimli bireylerin kullanımı için hazırlanan ve deneysel olarak etkisi sınanan ilk uygulama “Dokun Konuş” mobil uygulamasıdır.


Soru: Sanal gerçeklik uygulamaları (virtual reality), özellikle gelişimsel yetersizlik grubundaki OSB olan bireylere hangi becerilerin kazandırılmasında umut vaat eden bir uygulama olarak kabul edilmektedir?

Cevap: Sanal gerçeklik uygulamaları (virtual reality), özellikle gelişimsel yetersizlik grubundaki OSB olan bireylere duygusal ve sosyal uyum becerilerinin kazandırılmasında umut vaat eden bir uygulama olarak kabul edilmektedir.


Ünite 6

Soru: İşitme kaybı nedir?

Cevap: İşitme kaybı, bireyin işitme duyarlılığının kısmen veya tamamen yetersizliğinden dolayı konuşmayı edinme, dili kullanma ve iletişimde yaşadığı güçlükler nedeniyle eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur.


Soru: Özel eğtitim nedir?

Cevap: Özel eğitim, özel gereksinimli çocukların eğitimsel ve gelişimsel alanlarda (ör., dil gelişimi, psiko-
motor gelişim, bilişsel gelişim, sosyal ve duygusal gelişim, özbakım becerilerinin gelişimi vb.)
ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak tasarlanmış eğitimdir.


Soru: İşitme kayıplı bireylerde bulunan bir miktar işitme kalıntısına ne denir?

Cevap: İşitme kayıplı bireylerde bulunan bir miktar işitme kalıntısına “artık işitme” denir.


Soru: İşitme kaybının oluştuğu yere göre yapılan sınıflamada neler referans alınmaktadır?

Cevap: İşitme kaybının oluştuğu yere göre yapılan sınıflamada (a) dış kulak, (b) orta kulak, (c) iç kulakla birlikte beyinde yer alan işitme merkezi ve (d) işitme merkeziyle iç kulak arasındaki işitme sinirleri
referans alınmaktadır.


Soru: İşitme kaybının oluştuğu yere göre yapılan sınıflamada kaç işitme kaybı tanımlanmaktadır?

Cevap: İşitme kaybının oluştuğu yere göre yapılan sınıflamada dört tip işitme kaybı tanımlanmaktadır.


Soru: İletimsel işitme kaybı nedir?

Cevap: İletimsel işitme kaybı, dış ya da orta kulaktaki herhangi bir nedenle ses dalgalarının iç kulağa iletilememesidir.


Soru: Duyu-sinirsel işitme kaybı neden oluşur?

Cevap: Duyu-sinirsel işitme kaybı, iç kulakta yer alan işitme organı (koklea veya salyangoz) ya da beyne giden işitme sinirlerindeki bozukluk sonucu oluşur.


Soru: İletimsel ve duyu-sinirsel tip kayıpların birlikte görülmesi durumu ne olarak isimlendirilmektedir?

Cevap: İletimsel ve duyu-sinirsel tip kayıpların birlikte görülmesi durumu karışık tip işitme kaybı olarak isimlendirilmektedir.


Soru: Merkezi işitme kaybı (sensörinöral) nedir?

Cevap: Merkezi işitme kaybı (sensörinöral), beyindeki işitme merkezinin hasar görmesi sonucu iç kulaktan gelen seslerin algılanamamasıdır.


Soru: Odyogram nedir?

Cevap: Odyogram, kişinin işitebildiği ses miktarını ve iki kulaktaki işitme kaybını gösteren bir grafiktir.


Soru: Odyogram ölçümü kim tarafından yapılmaktadır?

Cevap: Odyogram ölçümü, meslek yüksekokullarının odyometri programından mezun, ilgili ekipmanı
kullanarak gerekli testleri uygulayan odyometri teknikeri tarafından yapılmaktadır.


Soru: Sağlık Uygulama Tebliği’ne (SUT) göre işitme eşiği/işitme kaybı derecesini belirleme testi saf ses odyometri testiyle en az kaç Hz frekanslarını içermelidir?

Cevap: Sağlık Uygulama Tebliği’ne (SUT) göre işitme eşiği/işitme kaybı derecesini belirleme testi saf ses odyometri testiyle en az 500-1000-2000-4000 Hz frekanslarını içermelidir.


Soru: İşaret dili nasıl bir dildir?

Cevap: İşaret dili, işitme engeli ile dil ve konuşma bozukluğu olan bireylerin kişisel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla konuşma dilinden farklı, belli bir sistem içinde el ve vücut hareketleriyle mimiklerin kullanıldığı görsel bir dildir.


Soru: İşitme kayıplı bireylerin dil ve iletişim düzeylerini belirleyen etmenler nelerdir?

Cevap: İşitme kayıplı bireylerin dil ve iletişim düzeylerini belirleyen etmenler; işitme kayıplı olma yaşı ve işitme kaybının derecesi, cihaz takma yaşı ve süresi, eğitim ortamı ve eğitim yaklaşımı, işitme kayıplı bireyin ailesinin aile eğitimi alıp almadığı, ailenin sosyo-kültürel düzeyi ve işitme kayıplı bireyin zekâ düzeyidir.


Soru: Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) hangi bireyler için alınmaktadır?

Cevap: 0-18 yaş arasındaki özel gereksinimli bireyler için “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) alınmaktadır.


Soru: Erişkinler İçin Sağlık Kurulu Raporu (ESKR) kim için alınmaktadır?

Cevap: 18 yaşından büyük özel gereksinimli bireyler için ise “Erişkinler İçin Sağlık Kurulu Raporu (ESKR) alınmaktadır.


Soru: İşitme kayıplı öğrencilere eğitim verilen ilkokul ve ortaokullarda sınıf mevcutları en fazla kaç
öğrenciden oluşur?

Cevap: İşitme kayıplı öğrencilere eğitim verilen ilkokul ve ortaokullarda sınıf mevcutları en fazla 10
öğrenciden oluşur.


Soru: Destek eğitim odası nedir?

Cevap: Destek eğitim odası özel gereksinimli öğrencilerin ihtiyacına uygun olarak eğitim aldıkları sınıf dışı eğitim ortamıdır.


Soru: Uyarlama nedir?

Cevap: Uyarlama özel gereksinimli öğrencilere etkili eğitim sağlanabilmesi amacıyla engel tür ve düzeyleri doğrultusunda sınıf ortamlarının, ders süreçlerinin, eğitim materyallerinin ve sınavların öğrencilerin gereksinimlerine uygun olarak düzenlenmesidir.


Soru: Üniversitelerde özel gereksinimli öğrencilerin ders ve sınavlarına yönelik uyarlamalar kim tarafından gerçekleştirilmektedir?

Cevap: Üniversitelerde özel gereksinimli öğrencilerin ders ve sınavlarına yönelik uyarlamalar Engelli Öğrenciler Birimi tarafından gerçekleştirilmektedir.


Soru: İşitme cihazı raporu alınırken yapılan işitme testinde farklı frekanslarda (500, 1000, 2000 ve 4000 Hz.) işitme kaybı ortalamasının her bir kulakta kaç dB HL ve üzerinde olması gerekmektedir?

Cevap: İşitme cihazı raporu alınırken yapılan işitme testinde farklı frekanslarda (500, 1000, 2000 ve 4000 Hz.) işitme kaybı ortalamasının her bir kulakta 26 dB HL ve üzerinde olması gerekmektedir.


Soru: 13 yaş üzeri işitme kayıplı bireylerde yılda kaç defa işitme cihazı kulak kalıbı ödemesi yapılmaktadır?

Cevap: 13 yaş altı işitme kayıplı bireylerde altı ayda bir, 13 yaş üzeri işitme kayıplı bireylerde ise yılda bir defa işitme cihazı kulak kalıbı ödemesi yapılmaktadır.


Soru: Engelli aylığı nedir?

Cevap: Engelli aylığı, 2022 yılında yapılan düzenleme kapsamında sosyal güvenlik kurumlarından
(Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur) herhangi birine tabi olmayan ve ekonomik durumunun yetersizliği Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından belgelenen, 18 yaşından büyük veya 18 yaşından küçük engelli bireye bakmaktan sorumlu olan kişilere verilen aylıktır.


Soru: İşitmeyi destekleyen ve büyük alanlarda kullanılabilen yardımcı işitme sistemlerinden en yaygın kullanılanları nelerdir?

Cevap: İşitmeyi destekleyen ve büyük alanlarda kullanılabilen yardımcı işitme sistemlerinden en yaygın kullanılanları; FM sistemleri, kızılötesi sistemler ve ses indüksiyon döngü sistemleridir.


Soru: Avrupa Birliği Ulaşılabilirlik Direktifinde (2019) yardımcı ve destekleyici teknolojiler nasıl tanımlanır?

Cevap: Avrupa Birliği Ulaşılabilirlik Direktifinde (2019) yardımcı ve destekleyici teknolojiler “engelli bireylerin işlevsel yapabilirliklerini artırmak, sürdürmek, desteklemek ve geliştirmek için kullanılan herhangi araç, ekipman, servis veya ürün sistemi” olarak tanımlanır.


Soru: Uyarı veya alarm sistemleri ne tür destek ve yardımcı teknolojilerdir?

Cevap: Uyarı veya alarm sistemleri, işitme kayıplı bireyleri belirli bir olayın meydana geldiği konusunda
uyarmak için ışık, titreşim veya bunların kombinasyonunu kullanan destek ve yardımcı teknolojilerdir.


Soru: “Evrensel tasarım” neyi amaçlayan bir yaklaşımdır?

Cevap: “Evrensel tasarım” tüm ürünlerin ve çevrelerin, uyarlama veya özel tasarım çözümleri
gerektirmeden, yaş, beceri ve durum farkı gözetmeksizin pek çok kişi tarafından bağımsız bir şekilde erişilebilir, anlaşılabilir ve kullanılabilir olmasını amaçlayan bir yaklaşımdır.


Soru: Artırılmış gerçeklik (Augmented Reality [AR]) nedir?

Cevap: Artırılmış gerçeklik (Augmented Reality [AR]) gerçek ortamda sanal nesnelerin de görüntülenmesini sağlayan teknolojidir.


Soru: Bir ürüne “giyilebilir teknoloji” denilmesi için ürünün hangi özelliğe sahip olması gerekmektedir.

Cevap: Bir ürüne “giyilebilir teknoloji” denilmesi için ürünün akıllı sensörlerden gelen bilgileri akıllı telefona kablosuz bağlantılarla aktarması gerekmektedir.


Soru: Ontenna titreşimleri ve ışığı kullanarak ses özelliklerini insan vücuduna iletmek üzere nasıl kullanılabilir?

Cevap: Ontenna titreşimleri ve ışığı kullanarak ses özelliklerini insan vücuduna iletmek üzere saça, kulak memesine, yakaya veya giysi koluna takılarak kullanılabilir.


Soru: Hearingbot nedir?

Cevap: Hearingbot işitme kayıplı bireylere ev ortamında destek olmak üzere tasarlanmış yapay zekâ (AI) destekli bir robottur.


Soru: Commu hangi amaçla tasarlanmış bir konsept cihazdır?

Cevap: Commu, işitme kayıplı bireylerin doğru biçimde konuşmasına yardımcı olmak ve aynı zamanda ses kaslarının kullanım eksikliği nedeniyle körelmesini engellemek amacıyla tasarlanmış bir konsept cihazdır.


Soru: DeafSpace’in beş temel ilkesi nedir?

Cevap: DeafSpace’in beş temel ilkesi; mekân ve yakınlık, duyusal erişim, hareketlilik ve yakınlık, ışık ve renk ile akustiktir.


Ünite 7

Soru: Az gören kişi eğitsel olarak nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: Görme duyusunu öğrenme amacıyla kullanabilen, optik ve optik olmayan araçlardan yararlanan ve çevresel uyarlamalara ihtiyaç duyan kişidir. Aydınlatma, büyük punto yazılar, görsellerin büyütülmesi, şekil-zemin zıtlığı (kontrast) gibi materyal ve ortam düzenlemeleriyle görme potansiyellerini daha üst düzeyde kullanılabilirler.


Soru: Görme keskinliği ve görme alanı kavramları nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: Görme keskinliği, gözün özel bir mesafeden görme ve ayrıntıları ayırt etme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Görme alanı, baş çevrilmeden ve gözler oynatılmadan görülebilen sağ ve sol, yukarıda ve aşağıda kalan tüm alandır. Normal görme alanı yaklaşık 180 derecedir.


Soru: Görme yetersizliğine yol açan nedenler genel olarak nelerdir?

Cevap: Görme yetersizliğine yol açan nedenler arasında yaygın olarak katarakt, albinizm, tümörler, iltihabi durumlar, gelişimsel bozukluklar, glokom, kolobom, nistagmus, prematüre retinopatisi (ROP), retinitis pigmentosa, şaşılık, kortikal görme yetersizliği, göz tembelliği sayılabilir.


Soru: Ulaşılabilirlik ve erişilebilirlik kavramları nasıl açıklanmaktadır?

Cevap: Toplumsal yaşama katılımda kişilerin mekâna ulaşarak mekânı kullanabilmesi, temel haklardan yararlanabilmesi ulaşılabilirlik, fiziksel çevrenin ulaşım ve dolaşım olanaklarıyla tüm kullanıcıların istek ve gereksinimlerine göre tasarlanması ve uygulanması, kentsel alanlara, yapılara ve yapı içindeki mekânlara ulaşabilmesi erişilebilirlik kavramıyla ifade edilir.


Soru: BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nde “evrensel tasarım ve kapsayıcı tasarım” kavramları nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: BM Engelli Hakları Sözleşmesi incelendiğinde “evrensel tasarım ve kapsayıcı tasarım” kavramlarının, ürünlerin, çevrenin, programların ve hizmetlerin özel bir tasarıma veya uyarlanmaya gerek duyulmaksızın mümkün olduğunca herkes tarafından kullanılabileceği şekilde tasarlanması olarak tanımlandığı görülmektedir. “Evrensel tasarım” ve “kapsayıcı tasarım”, yetersizlikten etkilenmiş kişilere özel destekleyici teknolojilerin tasarımını da kapsamaktadır.


Soru: Görme yetersizliği olan çocukların bağımsız bir birey olarak yetişmesinde önemli rol oynayan çalışmalar nelerdir?

Cevap: Duyuların gelişimi, gelişim alanlarını (ör., motor, dil ve iletişim, sosyal, bilişsel) destekleyecek etkinlikler ve bağımsız hareket çalışmalarının yanı sıra akademik (ör., okuma, yazma, matematik vb.) ve bağımsız yaşam becerilerinin (ör., yemek yapma, evi temizleme vb.) edinilmesine yönelik çalışmalar kişilerin bağımsız bir birey olmasında önemli bir rol oynar.


Soru: Görme yetersizliği olan öğrencilere matematik derslerinde kullanabilecekleri ne tür araç ve gereçler vardır?

Cevap: Küptaş, küptaş kasa ve abaküs kullanılarak işlemler yapılabilir, Braille cetvel, gönye, iletki ile öğrencilerin ölçüm yapmaları sağlanabilir, rulet ve özel hazırlanmış pergelle şekilleri çizmeleri sağlanabilir.


Soru: Görme engelli kişiler için yönelim ve bağımsız hareket becerileri neyi amaçlamaktadır?

Cevap: Kişilerin güvenli şekilde dolaşabilmesi, sanatsal-kültürel etkinliklere gidebilmesi, bankayı kullanabilmesi, alışveriş yapabilmesi gibi toplumsal yaşama tam olarak katılabilmesini sağlamak için yönelim ve bağımsız hareket becerilerini öğrenmeye ihtiyaçları vardır.


Soru: Yönelim ve bağımsız becerileri nelerdir?

Cevap: Yönelim becerileri, ipuçları, işaretler, bina içi ve bina dışı numaralama sistemleri, pusula yönleri, ölçme becerileridir. Bağımsız hareket becerileri ise kişilerin hedeflerine kadar güvenli şekilde hareket edebilmesini sağlar. Temel bağımsız hareket becerileri, elle duvar takibi, korunma teknikleri, baston becerileri, rehberle yürüme becerileridir. Ayrıca asansör, yürüyen merdiven kullanımı, toplu taşıma araçlarının kullanımı, kötü hava koşullarında yolculuk gibi çok sayıda beceriyi de içerir.


Soru: Bilgiye ulaşmak ve iş becerilerini geliştirmek için gerekli yardımcı ve destekleyici teknoloji örnekleri nelerdir?

Cevap: Yardımcı ve destekleyici teknolojilere örnek olarak optik tarayıcılar, kapalı devre televizyon sistemleri (Closed-Circuit Television [CCTV]), optik araçlar (ör., büyüteç, mikroskop, dürbün vb.), not alma cihazları ve büyük puntolu yazı verilebilir.


Soru: Görme engelli kişiler için kullanılan bilgisayar yazılım ve donanımları nerelerde kullanılmaktadır?

Cevap: Bilgisayar yazılım ve donanımları gören yazıyı (gören bireylerin kullandığı yazı) kabartma yazıya çeviren programlar, bilgisayar ekranındaki yazıları seslendiren programlar, tarayıcı yardımıyla basılı materyalleri bilgisayara aktarıp seslendiren programlar ve kabartma yazıcılar olarak ifade edilebilir.


Soru: Az gören kişiler için yardımcı ve destekleyici teknolojiler nasıl sınıflandırılmaktadır?

Cevap: Optik araçlar, optik olmayan araçlar ve destekleyici teknolojik araçlar olarak sınıflandırılmaktadır.


Soru: Okul öncesi dönemde görme kayıplı ya da az gören çocuklar için fiziksel düzenleme ve tasarımda ne vurgulanmaktadır?

Cevap: Görmesi sınırlı ya da göremeyen çocukların dokunsal, işitsel, kinestetik, koklama duyularını destekleyecek tasarımların üretilmesi büyük önem taşımaktadır. Az gören çocukların da görme becerilerini ve diğer duyularını destekleyecek tasarımların üretilmesi gerekmektedir.


Soru: Okul dönemindeki görme engelli öğrencilere matematik öğretim sürecinde nelerden yararlanılabilir?

Cevap: Matematikte öğrenciler için kabartma yazı makinesinde yapılacak baskılarla geometrik şekiller, dokunsal açılar (bir parçasının hareket ettirilerek açı çeşitlerini oluşturabileceği), nesne grafikleri, dokunsal ve yeniden kullanılarak farklı kesir örneklerinin çocuklar tarafından oluşturulabileceği (çizgileri dokunsal olarak belirgin ve takıp çıkarılabilen, alınan parçanın kabartma olarak belli olduğu) kesir kartları, dokunsal olarak şekilleri oluşturabileceği düzenekler vb. tasarlanması önemlidir. Çocuk saati öğrenirken dokunsal/Braille saatler, ayrıca dokunsal sayı doğrusu, şemalar, diyagramlar gibi tasarımlar üretilebilir. İlerleyen yıllarda üç boyutlu geometrik şekillerin açılımının yapılabildiği görsellerin dokunsal, sesli materyalleri tasarlanabilir. Teknoloji kullanılarak üç boyutlu yazıcılarla dokunsal geometrik şekiller oluşturulabilir.


Soru: Yönelim ve bağımsız hareketi destekleyecek tasarımlardan biri olan baston için örnek düzenlemeler nelerdir?

Cevap: Bastonun hafif/taşınabilir olmasına dikkat edilmelidir. Yurt dışında çok sayıda akıllı/sesli baston örnekleri geliştirilmiştir. Türkiye’de de WeWalk birçok özelliği içinde barındıran bir baston olarak tasarlanmış ve üretilmiştir. Ultrasonik sensörüyle engelleri algılayıp titreşimle uyaran, aynı zamanda hedefe kolay ulaşmayı sağlayan ve çevredeki kafe vb. düzenlemeleri sesli olarak söyleyen navigasyon sistemiyle bireye bağımsız hareket etme olanağı vermektedir. ,


Soru: Görme engelli kişilerin günlük yaşamda kullanılması için destekleyici tasarımlar hangi özellikleri taşımalıdır?

Cevap: Günlük yaşam becerilerinin gerçekleştirirken hem erişilebilir hem de güvenli kullanıma hizmet edecek tasarımlar yapılabilir.


Soru: Stephear (sesli sinyalizasyon sistemi) olarak adlandırılan sistemin özellikleri nelerdir?

Cevap: Stephear (sesli sinyalizasyon sistemi) hedefleri belirlemeyi kolaylaştırır. Hoparlörlü olan kısım bankamatik, otobüs, alışveriş merkezi vb. yerlere yerleştirildiğinde ve görme yetersizliği olan kişi hedefe yaklaştığım zaman bileğine taktığı aparat titreşim verdiği için aparatın üzerindeki butona bastığında kayıtlı mesajı sesli olarak dinleyebilir.


Soru: Elektrikli aletlerin kullanımına ilişkin görme engelli kişiler için ne tür düzenlemeler yapılabilir?

Cevap: Çamaşır makinesi, mikrodalga fırın gibi makine ve araçların erişilebilir hâle getirilmesi için kişilerin çabalarıyla dokunsal işaretleyicilerden ve etiketlerden yararlanılmaktadır. Az gören ve görmeyen kişiler için makinelerin, araç-gereçlerin kullanılmasını destekleyecek tasarımlar üretilebilir.


Soru: Günlük yaşam becerileri için kullanılabilecek tasarımlardan etiket içi kullanılabilecek uygulamalar nelerdir?

Cevap: Yıpranmayacak ve kolay görsel imza atılmasını destekleyecek imza aparatı, Braille etiket makinesi, sesli ve dokunsal menüler günlük yaşam becerileri için kullanılabilecek tasarımlara örnek olarak verilebilir.


Soru: Görme engelli kişiler için sanat ve serbest zaman etkinliklerinde kullanılabilecek tasarımlar nelerdir?

Cevap: Arkadaşlarıyla oynamak için dokunsal, sesli, görsel unsurları artırılmış (tüm duyularını kullanabileceği şekilde) oyun tasarımları, Braille yazının yer aldığı scrabble, monopoly, tombala gibi ailece ya da arkadaşlarla oynanabilecek kutu
oyunları, müzeler, müzik enstrümanlarının rahat ve erişilebilir kullanımı uygulamaları olabilir.


Ünite 8

Soru: Normalleşme ilkesi nasıl açıklanmaktadır?

Cevap: Toplumdaki diğer bireylere sağlanan yaşam koşulları, hak ve olanakların yetersizlikten etkilenmiş bireylere de sağlanması anlamına gelir.


Soru: Ağır yetersizlik nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: Toplumsal yaşama katılabilmek ve yetersizlikten etkilenmemiş ya da hafif düzeyde etkilenmiş bireylere sunulan yaşam kalitesine ulaşmak için birden fazla yaşam aktivitesinde kapsamlı ve sürekli desteğe ihtiyaç duyma durumu olarak tanımlanmaktadır.


Soru: Çoklu yetersizlik nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: Bireyin aynı anda birden fazla yetersizliğe sahip olma durumu olarak tanımlanmaktadır.


Soru: Ağır ve çoklu yetersizliği olan bireylerin genel özellikleri nelerdir?

Cevap: AÇYE olan bireylerin büyük bir çoğunluğu iletişim becerilerinde sınırlıklar yaşarlar. Birçok AÇYE olan bireyin ise sözel iletişim kuramadığını, hatta konuşma dışındaki alternatif iletişim yollarıyla bile (ör., jestler, işaretler, resimlerle ve nesnelerle iletişim vb.) iletişim kurmada sınırlılıkları olduğu söylenebilir. Bilişsel becerilerde de çeşitli sınırlılıklar yaşadıkları bilinmektedir. Dikkat ve dikkati sürdürmede güçlükleri olabilmektedir. Özellikle zihin yetersizliklerinin yanı sıra bir ya da birden fazla duyuda sınırlılık yaşamak ve/veya fiziksel güçlükler, sağlık problemleri yaşıyor olmak hâliyle dikkati yöneltmede ve sürdürmede güçlüklere yol açabilmektedir.


Soru: Okul döneminde olan AÇYE bireylerin yaşadıkları güçlükler nelerdir?

Cevap: Okul döneminde bilgiye erişimde gerekli uyarlamaların ve düzenlemelerin yapılmaması, uygun öğretim yöntemlerinin kullanılmaması ve eğitimli personel tarafından eğitim alma fırsatının bu öğrencilere sağlanamaması okul döneminde bu çocukların yaşadıkları güçlükler arasındadır. Aynı zamanda tipik gelişim gösteren çocuklara sağlanan fırsatların birçoğunun AÇYE olan çocuklara sağlanmaması ve hayata ilişkin sınırlı deneyimlerinin olması bir çocukların yaşadığı bir başka engeldir.


Soru: AÇYE bireylerin hizmetlere ve desteklere ulaşımındaki temel araçları nelerdir?

Cevap: Birçoğu puset, tekerlekli sandalye, fiziksel ulaşımı sağlayacak araçlara ihtiyaç duymaktadırlar.


Soru: AÇYE bireylerin hizmetlere ve desteklere ulaşımında en önemli süreç nedir?

Cevap: Bireylerin sağlık hizmetleri başta olmak üzere tüm ulaşım süreçlerinde transferleri önem taşımaktadır. Gerek biri tarafından desteklenerek transfer edilmesi gerekse bireysel ulaşım süreçlerinde transfer önem taşımaktadır.


Soru: AÇYE bireylerin cep telefonu, bilgisayar vb. teknolojik araç kullanımındaki gerekli teknoloji nedir?

Cevap: Bilgisayar, cep telefonu ve tablet kullanımlarında göz izleme teknolojileri bu bireylerin her türlü medyaya erişimlerini sağlamaktadır.


Soru: Özel gereksinimli bireyler için yardımcı teknolojiler nasıl tanımlanmaktadır?

Cevap: Özel gereksinimli bireylerin yaşam becerilerini desteklemek, geliştirmek ve sürdürmelerini sağlamak amacıyla kullanılan her türlü araç-gereç, ürün, sistem, hizmet olarak isimlendirilmektedir.


Soru: Düşük düzey yardımcı teknolojilerin genel özellikler inelerdir?

Cevap: Düşük düzey yardımcı teknolojilerin maliyeti daha düşük iken ulaşılabilirliği daha fazla, kullanılabilirliği ise daha basit bir yapıdadır. Bu bakımdan bu düzey içerisine giren teknolojilerde elektronik veya mekanik bir aksam yer almamaktadır.


Soru: Orta düzey teknolojilerin genel özellikleri nelerdir?

Cevap: Orta düzey teknolojilerin elektronik veya mekanik aksamı olabilir ancak bu aksamlar ileri düzeyde gelişmiş ve çok fonksiyonlu özellikleri içermemektedir. Bu doğrultuda orta düzey teknolojiler nispeten daha ucuz, daha az özelleştirilebilir, erişimi ve kullanımı daha basit, aynı zamanda genellikle pil gibi düşük akım gerektiren araçları içermektedir.


Soru: Yüksek düzey teknolojilerin genel özellikleri nelerdir?

Cevap: Yüksek düzey teknolojiler ise diğer düzeylere kıyasla çok daha karmaşık olan, aynı zamanda kullanım için teknik destek ve eğitim gerektiren elektronik veya
mekanik araçları kapsamaktadır. Dolayısıyla bilgisayar yazılımları veya sistemleriyle ilgili bileşenleri içeren, karmaşık ve çok fonksiyonlu, ayrıca
erişimi, kullanımı daha zor ve edinilmesi daha pahalı olan araçlar bu düzey içerisinde yer almaktadır.


Soru: Alternatif ve destekleyici iletişim araçlarının temel boyutları nelerdir?

Cevap: ADİ araçları alanyazında iki boyutta ele alınmaktadır. Bunlar; a) yardımsız ve b) yardımlı araçlardır. Yardımsız araçlar, işaret etme ve vücut dilini içerir ve herhangi bir iletişim aracını kapsamazken yardımlı araçlar, resimli kartlar, nesneler, nesne kartları gibi basit sembol kartlarından iletişim panolarından konuşma üreten yüksek teknolojili cihazlara kadar çeşitlilik gösteren araçları kapsamaktadır.


Soru: Düşük, orta ve yüksek düzeyde yardımcı teknoloji örnekleri nelerdir?

Cevap: Düşük düzeyde; iletişim panosu, yürüteç ve bastondur.
Orta düzeyde; ses kayıt cihazı, hesap makinesi ve işitme cihazıdır.
Yüksek düzeyde; ADİ sistemleri, FM sistemler ve ekran okuma programlarıdır.


Soru: Ses çıkışlı iletişim araçlarının genel kullanım özellikleri nelerdir?

Cevap: Konuşma üreten cihazlar olarak da adlandırılan ses çıkışlı iletişim araçları (Voice Output Communication Aids [VOCA]), sözlü iletişim kurmak için sınırlı veya hiç aracı olmayan bir kişi için konuşma üreten yüksek teknoloji ürünü ADİ cihazlarıdır. Bu ADİ sistemleri, kullanıcı için sentezlenmiş veya sayısallaştırılmış bir ses üretir.


Soru: AÇYE olan bireyler için yapılabilecek bilgisayar uyarlamalarında fare ve klavye kullanımına yönelik neler yapılabilir?

Cevap: Doğru tuşa basmakta veya tuşları bulmakta zorlanan bireyler için klavye tuşları normal klavyeye kıyasla daha büyük hâle getirilebilir. Ayrıca tuşların görünürlüğünü artırmak için farklı tuşlar üzerinde zıt (kontrast) renk düzenlemeleri uygulanabilir. Bu düzenlemeler AÇYE olan bireylerin bilgisayar kullanım becerilerini destekleyebilir. Diğer taraftan AÇYE olan bireyler bilgisayarı farklı biçimlerde alternatif ve uyarlanmış klavye ve fareler aracılığıyla kullanabilirler.


Soru: AÇYE olan bireyler yemek yeme veya hazırlama, kaşık, tabak, bıçak vb. kullanma gibi becerilerini destekleyici uyarlamalar neler olabilir?

Cevap: AÇYE olan bireylerin kaşık veya çatalları ağızlarına götürebilmeleri için bu materyallerin ağız kısımları eğimli bir şekilde tasarlanmamalıdır. Yemeklerini dökmeden alabilmelerini sağlayacak biçimde tabağın altına bir yüzey (ör. plastik bir aparat) konulabilir. Tabaktan yemek alırken dökmelerini engellemek adına bir kenarına plastik bir aparatla engel oluşturulmuş tabaklar tercih edilebilir.


Soru: AÇYE olan bireyler tuvalet, banyo gibi kişisel bakım ve temizlik becerilerini desteklemede ne tür uyarlamalar yapılabilir?

Cevap: Banyo kapıları bir tekerlekli sandalyenin geçebileceği büyüklükte tasarlanabilir. Ayrıca banyolar AÇYE olan bireylerin rahat hareket etmesini sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Lavabolar ve klozetler rahat bir şekilde erişilebilir olmalıdır. Klozetler belirli bir yükseklikte erişilebilir biçimde dizayn edilmelidir. Öte yandan lavabolar tekerlekli sandalyenin yanaşabileceği bir boşluğa sahip olmalı ve ay şeklinde tasarlanmalıdır.


Soru: Banyoda uzun sürede ayakta durmakta zorlanan AÇYE olan bireyler için ne tür düzenlemeler yapılmalıdır?

Cevap: Banyo içerisine bir oturak eklemek bu bireyler için önemli bir düzenleme olabilir. Ancak oturarak banyo yaparken oturma ya da kalkma sırasında oturağın kayması sonucunda oluşabilecek kazaları önleyebilmek adına oturakların yere veya duvara sabitlenmesi sağlanabilir. e banyo duvarlarına veya klozet, lavabo yanlarına tutunma barları eklenebilir. Bunlar AÇYE olan bireylerin kayma, düşme, takılma gibi tehlike oluşturabilecek durumlar yaşamasının önüne geçebilir. Ayrıca klozette dik oturmakta zorlanan AÇYE olan bireyler için uyarlanmış oturak tasarımı yapılabilir.


Soru: AÇYE olan bireyler için erişilebilir tasarım uygulamalarının başlıca amacı ne olmalıdır?

Cevap: AÇYE olan bireyin bazı kısıtlamaları aşarak bireyi olabildiğince bağımsızlaştırmak olmalıdır.